Bismillahirrahmanirrahim,
Uzun zamandır içimin kapıları herşeye kapalı adeta..Kapılar kapanmış,camlar sımsıkı örtülmüş çıkan ne bir ses var ne de bir seda..Kepenkleri inmiş gönlümün, sanki kapıda "Tadilat nedeniyle bir süre kapalıyız" tabelası asılı edası var.İflas mı ettik? Asla! Savaş varsa bilinir ki elbette olacaktır bir galibi.Mağlub kısmına hiç değinmek dahi istemiyorum zaten, Rabb' e itimadım tam, bilirim ki hiçbir Mü'min kaybetmez, ya er kazanır ya da geç.. Çoğu kez sordum kendime, cevap veremediğim de çok oldu.Ama yine de vazgeçmedim. Vazgeçsem de kimden vazgeçecektim ki, ideallerimden mi?Doğrularımdan mı? Yaşamak istediklerimden mi? Pişmanlıklarımdan mı yoksa hayallerim ve umutlarımdan mı? Ben ben olmayı farkedebildikten sonra hiçbiri olmadan ben olamayacağımı aklıma kazıdım. Bu yüzden burada grev var!Kepenkler inmiş! Camlar kapalı! Kışa kapattım ben gönlümü, tazecik bahara açacağım Allah'ın izni ile.
Bolca okuyup dinliyorum tatilde..Bilen bilir Necip Fazıl KISAKÜREK ve Mehmet Akif ERSOY hayranlığımı. Okumaktan inşallah hiç vazgeçmeyeceğim onları ne hayatlarını, ne mücadelelerini ne de eserlerini.. Çile'yi okuyorum Üstad'dan. Tüm şiirlerinin toplandığı eser..Okumaya kıyamıyorum, ya çiziyorum ya da işaret bırakıyorum, inşallah nasip olursa evimde oluşturmak istediğim köşeye yazmak için. Ama bu ne fikir! Bu ne iman, düşünce, ki yazdığı iki satır insanın yüreğine okları birer birer atıyor. Her bir attığı okun da insanı götüreceği yer belli, yani iki satırı bile bir hayat felsefesi niteliğinde. Bu yüzden çevirdikçe sayfaları ölüyorum yeniden, diyorum ki nasıl olacak bu iş? Hangi birini okusam elimi sayfaya sürüp yazarken hissettiklerini hissetmeye çalışıyorum.Allah' ım bu nasıl bir kalem, acaba bunu yazarken nasıl hissetmiş? Ve en önemlisi bunları hissederken nasıl yaşamış,nasıl yaşayabilmiş..Ben dünyayı elimin içine her alıp buruşturup atmaya çalıştığımda dünyayla düşman kesildik hep ve hep ben gitmek istedim uzaklara, dünya ve dünyanın oyuncakları "dünyalıklar" kalan taraf oldu. Ama o nasıl başardı bunu? Aklım almıyor, nasıl başardı bunu nasıl dayandı nasıl direndi nasıl hiçbirşeyi umursamadı? Hiç mi üzülmedi bilmiyorum, çok tanımak isterdim, sesini bir kez duyup elini değdiği kağıtları koklayarak hislerinin kokusuna varmak isterdim..Allah Rahmet Eylesin inşaAllah..
Şükür ki aklımız var ve şükür ki okuyabilmek çok kolay, zira dünyamın içindeki sırattan defalarca düşebilirdim benim gibi düşünen insanların varlığını bilmeyerek. Hiçbirşeyin düzelmeyeceğini sanarak ve dünyanın düzeninin değişmeyeceğine aldanıp kabullenerek yaşamak mı..Hayır efendim! Biz bunlar için yaşamalıyız, bir insanın dahi aklına ve yüreğine "Ben neden dünyaya geldim ve neden yaşıyorum?" sorusunu sordurabilirsek, bir vakit Ezan-ı Şerif 'i farkettirip, "Acaba ne demek istiyor? Ya da neden okunuyor?" dedirtebilirsek inanıyorum ki dünyadaki mahkumiyetimiz sona erdiğinde işte o yüce gönüllerle İman üzere, eserler üzere, fikir üzere konuşacak çok şeyimiz ve vaktimiz olacak inşallah...
Olmazsa Olmaz : Sürç-i Lisan Ettiysek Affola*
Düşün : Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber...
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?..
N.F.K. - 1977**
Pişman Olursun : Yazılmamış Tüm Yazıların,Söylenmemiş Her Cümlenin, Henüz Çekilmemiş Taze Nefesin HatIrına "ÇİLE" eserini ölmeden okumalı her kul.***
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder